Zehirli İnsanlarla Baş Etmenin Pratik Yolları

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Zehirli insanlar uyarı niteliğinde bir dövmeye sahip olsaydı bile onlardan kaçınmamız zor olurdu. Yakınımıza kimleri alacağımıza her zaman biz karar veririz ama zehirli insanları hayatımızın diğer alanlarından çıkarmamız her zaman o kadar da kolay olmayabilir. İş arkadaşımız, patronumuz, eşimizin ailesi, üvey akrabalarımız, ailemiz, ortak ebeveynimiz –liste uzar da uzar – olabilirler.

(Bu yazı Hey Sigmund için Karen Young tarafından kaleme alınmıştır. Bilgilendirme amacı taşır ve profesyonel bir rehberliğin muadili değildir.)

Hayatımızı gruplar içerisinde yaşıyoruz ve eğer yalnız olmayı göze alamıyorsak – yalnız çalışmak, yalnız yaşamak, yalnız olmak (bazen çekici gelebilir ama kendine has bedelleri vardır) – normalde üzerini çizeceğimiz insanlarla yolumuz mutlaka kesişecektir.

Zehirli insanlardan söz ederken kimseyi değiştiremeyeceğimizi, o yüzden de denemeyi bırakmamız gerektiğini anlamamız önem taşır. Enerjinizi dünya barışı gibi daha kolay bir şeye saklayın. Ya da yıldızlara ulaşmaya mesela. Mesele şu ki, bir şeyi farklı yaptığınızda bir şeyler mutlaka değişecektir. İlginizi çeken insanlar değişmese bile, en azından size olan etkileri değişir.

Kişisel güç tamamen neye inandığınızla ilgilidir – ve onların ne düşündüğüyle hiçbir ilgisi yoktur.

Zehirli insanlarla bir arada olmak demek, kendi kurallarınızı koymak için etraflarından dolaşmanız, sonra da gücünüze sahip çıkmak için kurallarınızın onlar tarafından tanınması gerekmediğini kabul etmeniz demektir. İşte bunu yapmanın etkili ve pratik yolları:

1. Dürtüleriniz size güç versin.
Zehirli insanlar sizi bazen avladıkları bir canlı gibi tuzağa düşürürler – onlara teslim olmamanız gerektiğini bilirsiniz ama olmazsanız da bir takım bedeller ödeyeceğinizin farkındasınızdır. İşin sırrı, kontrol altındaymışsınız gibi hissetmek yerine, kararlarınızı güçlü bir konumdaymışsınız gibi vermektir. Onların sizden istediği bir şey varsa, sizin de her zaman onlardan isteyeceğiniz bir şey (zehirlerinden uzak durmak dahi olsa) olacaktır. Her ne yapıyorsanız, onları ve hareketlerini kontrol etmek için – manipülasyonlarının kurbanı olduğunuz için değil- yapacağınıza dair bir karar alın.

2. Sizde gördükleri şeyi neden gördüklerini anlayın.
Zehirli insanlar her zaman kendilerinde kabullenmek istemedikleri şeyleri başka insanlarda görürler. Buna yansıtma denir. Siz isterseniz yeryüzündeki en kibar, en cömert, en çalışkan insan olun; zehirli insanlar sizi yalancı, haksız, kötü ya da tembel olduğunuza ikna etmek için ellerinden geleni yapacaklardır. Gerçek yüzlerini görün. Onlar asla bilemeyecek olsa da, siz gerçeği biliyorsunuz.

3. Sizi rahat bırakmadan önce daha da kötüleşebilirler.
Şöyle düşünün. Mesela öfke krizi geçiren küçük bir insan var. Siz dik durup teslim olmazsanız bir süre daha şansını zorlar. Bu eğilim hepimizde vardır – bir şey işe yaramamaya başladığında vazgeçmeden önce bir süre daha deneriz. Zehirli insanlar da böyledir. Sizi kontrol ve manipüle etmenin bir yolunu bulmuşlarsa ve bu yöntem bir süre sonra işe yaramamaya başladıysa, vazgeçip kendilerine yeni bir hedef bulmadan önce her zaman yaptıkları şeyleri daha da fazla yapmaya başlarlar. Bu artışı bir dur işareti olarak almayın. Şöyle düşünün: her ne yapıyorsanız, onlara eski tavırlarının artık işe yaramadığını öğretiyorsunuz. Devam edin ve onları durdurmak üzere aldığınız karardan dönmeyeceğinize ikna olmaları için zaman verin.

4. Sınırlarınızı net çizin.
Herkesi memnun edemezsiniz ama zehirli insanlar sizi hiç kimseyi mutlu edemeyeceğinize inandırırlar – siz de daha çok uğraşır, daha çok fedakarlık yaparsınız. Bu çok yorucudur. Zehirli insanlar siz daha ne olduğunu anlamadan sınırlarınızı yerle bir eder. Nelere tahammül edip nelere edemeyeceğinizi –ve nedenini – tam olarak bilirseniz, insanların hadlerini aşmadan sınırlarınızı ne kadar ihlal edeceklerine siz karar verebilirsiniz. İçinizde bir şeylerin ters gittiğini size söyleyen o sesi dinlemeye hazır olun. Güçlü bir sestir ve genelde (hatta belki de hiç) yanılmaz. Başka birinin doğru ya da yanlış olduğunu düşünmesi bir şeyi değiştirmez. Önemli olan tek şey sizin için doğru ya da yanlış olmasıdır. Tepkilerinizi yönlendiren ve mümkünse kimin kalıp, kim gideceğini belirleyen şey bu olsun.

5. Her krizi atlatmalarına yardımcı olmak zorunda değilsiniz.
Zehirli insanların genelde krizde olmasının sebebi o krizleri yaratmak konusunda usta olmalarından kaynaklanır. Olayları budur – nefes almak ve dram yaratmak. En ufak bir kriz emaresinde sempati, ilgi ve destek için aranacaksınızdır ama hemen yanlarına koşmanız gerekmez. Krize duygusuz, ilgisiz ve kayıtsız kalarak onlara ağlama duvarı olmayacağınızı öğretin. Soru sormayın ve yardım teklif etmeyin. Bu normal yönteminiz olmadığı için kendinizi kötü hissedebilirsiniz ama karşınızdakinin de normal bir insan olmadığını unutmayın.

6. Açıklama yapmanız gerekmez.
‘Hayır’ başlı başına bir cümledir ve her dilde en güçlü kelimelerden biridir. Açıklama yapmanız, aklamanız veya mazeret bulmanız gerekmez. ‘Hayır’, kapıdaki bekçi gibidir ve zehirli insanlardan yayılan kirliliğin size ulaşmamasını sağlar.

7. Yargılamayın.
Anlayışlı, şefkatli, nazik ve saygılı olun – ama önce kendinize olun. Kendinizi sevmeyeceğiniz birine dönüştürmeden tavırları, talepleri ve insanları reddedebilirsiniz. Güç ve şefkat, çizdiğiniz sınırların kenarında güzelce birlikte var olabilirler. Eğer sınırınızı çizerken o süreçte birini incitmediyseniz kendinizi iyi hissetmeniz çok daha kolay olacaktır.

8. Gücünüzü de zayıflığınızı da sahiplenin.
Hepimiz henüz yapım aşamasında olan karmaşık, güzel, müthiş birer eseriz. Kusurlarınızın farkına varırsanız kimse onları aleyhinizde kullanamaz. Zehirli insanlar kusurlarınızı abartıp güçlü olduğunuz noktaları hafifsemek için ellerinden geleni yapacaklardır – güçlerini buradan alırlar. Eğer güçlü olduğunuz noktaları da, zayıflıklarınızı da sahiplenmeyi başarırsanız hakkınızda ne düşündüklerinin önemi kalmaz – çünkü güçlü taraflarınızın kusurlarınızın önemini azaltmaya ya da en azından geçmişte bırakmaya yeteceğini bilirsiniz.

9. Değişim beklemeyin.
Zehirli insanları bir şeye ikna edemezsiniz – olmaz. Bu onları zehirli yapan şeylerden biridir zaten. Durduğunuz noktayı belirleyin, sonra da sağlam durun. Bundan fazlasına gerek yok. Sizi eğmeye, bükmeye, kırmaya çalışacaklardır. Açık gönüllü bir insan olduğunuz için de birilerinin sizi yanlış anlaması, onaylamaması ya da sevmemesi sizi rahatsız edebilir ama unutmayın ki sizin ya da ilişkinizin iyiliğini düşünen biriyle karşı karşıya değilsiniz. Onlara kalırsa her şey onlarla ilgilidir ve hep de öyle olacaktır. Arada bir merkeze kendinizi koymak üzere bir karar alın. Bunu hak ediyorsunuz.

10. Odaklanacağınız şeyleri akıllıca seçin.
Zehirli insanlarla uğraşmak müthiş bir enerji gerektirir. Davet edildiğiniz her savaşa girmek zorunda değilsiniz. Bir çok zehirli insan için zıtlaşmak tek iletişim biçimidir. Kendilerini böyle canlı, fark edilmiş ve önemli hissederler. Enerjinizi önem arz eden insanlara saklayın.

11. Kurban olmayın.
İnsanlar bazen acınası varlıklar olabilir ama siz onlardan değilsiniz. Kimsenin kurbanı olmamak üzere bir karar alın. Onun yerine, gelişip serpilmenizi sağlayacak kararlar vermeye yarayan sınırları, gücü, zekası ve kudreti olan biri olun. Vermek istemeyeceğiniz kararlar söz konusu olsa dahi, bunu başkasının isteklerine boyun eğmek değil de istediğinizi almak üzere bir hareket olarak sahiplenin. Muhteşemsiniz, güçlüsünüz ve kudretlisiniz – bu yüzden de kimsenin kurbanı değilsiniz. Kimsenin.

12. Sorundan ziyade çözüme odaklanın.
Zehirli insanlar kendinizi paralamanıza sebep olur, üzerine bir de hep paralamaya devam edin isterler. Takılıp kalmanıza sebep olan şey o berbat tavırlarının genişliğini kafanızda tekrar tekrar canlandırmaktır. Öfkelenmenize, üzülmenize ve güçsüz hissetmenize sebep olur. Eğer vermek istemeyeceğiniz bir karar vermeniz gerekiyorsa, hayatınızı cehenneme çeviren insana değil, temizlediğiniz pisliklere odaklanın. Olumsuz tavırlarına odaklanmayın – yoksa odaklanacak çok şey bulursunuz ve üstelik hiçbiri de size anlamlı gelmeyecektir.

13. Etrafınızı sizin kadar verici insanlarla kuşatın.
Hayatınızın belirli bölümlerine kimin girip kimin çıkacağına siz karar veremiyor olabilirsiniz ama kalbinizi açacağınız insanlar söz konusu olduğunda seçme şansı kesinlikle sizdedir. Akıllıca seçimler yapın ve sizin için ne ifade ettiklerini söylemekten korkmayın.

14. Bağışlayın – ama unutmayın.
Bağışlamak olayların farklı olmasını beklemekten vazgeçmektir. Geçmişi asla kontrol edemezsiniz ama geleceğinizi ne kadar etkileyebileceğini kontrol edebilirsiniz. Bağışlayıcılık davranışları kabul etmek ya da onaylamak anlamına gelmez – artık onlar tarafından kontrol edilemeyeceğiniz anlamına gelir. Güç ve bolca öz-sevgi sayesinde başarılır. İnsanların size nasıl davrandığını –iyi ya da kötü – unutmayın ve bunu berrak ve kararlı bir hayat yaşayabilmek için kullanın.

15. Döngüyü kavrayın.
Birçok zehirli insanın tekrar ettiği kalıplar vardır. Başta cazibelidirler. Sizi bu şekilde tavlarlar. İlgili, sevgi dolu ve etkileyicilerdir – ama hepsi sizi kıvama getirmek içindir. Ardından, güveninizi kazandıktan sonra çatlakları görmeye başlarsınız. Giderek artan talepleri ve duygusal kaynaklarınız üzerinde yükselen bir nüfuzları olacaktır. Sonra bir kriz yaşanır – esas imtihan. Kendinizi sıkışmış hissedersiniz – istediklerini verseniz de, vermeseniz de kendinizi ihlal edilmiş gibi hissedersiniz. Sonunda istediklerini yaparsınız – çünkü ‘anlayışsız’ olmak veya daha fazla dram yaratmak istemezsiniz – ve onlar da tekrar cazibeli hallerine dönerler ama sadece kalmanıza yetecek kadarını gösterirler. Sorun şu ki, bu dönem asla uzun sürmez ve hep bir bedeli vardır. Bu döngüyü fark edin ve sınırlarınızı daha sağlam temeller üzerine inşa etmek için kullanın. Eğer ilişkiyi bitiremiyorsanız, kandırılmayı ve gafil avlanmayı kabul ettiğiniz için değil, daha büyük bir ihtiyacınızı karşılamak istediğiniz için kaldığınızı bilin.

16. Onaylarına ihtiyacınız yok. Gerçekten yok.
Onaylarını ya da takdirlerini beklemeyin – onları yalnızca bir takım koşullara bağlı olarak verirler ve bu da sizin tadınızı kaçırır. Sürekli olarak tükenmiş hissedersiniz çünkü kalbinizin açıklığından, duygusal cömertliğinizden, anlayışınızdan, şefkatinizden ve insanlığınızdan faydalanırlar – karşılığında da hiçbir şey vermezler. Vermeniz gerekeni verin ama karşılığını görürüm umuduyla daha fazlasını vermeyin. Alırsanız ancak minimal bir karşılık alırsınız ve o da koşulsuz olmaz. Ne yaparsanız yapın, neden yaptığınızı bilin ve sebeplerinizin yeterince iyi olduğundan emin olun.

Dünya olağanüstü zararlı davranışlara sahip insanlarla doludur. Bu durum, zarar görmeye açık olmamız anlamına gelmez. İyi yaşamanın sırrı bilerek yaşamaktır. Zehirli davranışların işaretlerini tanıyıp, zehirli insanlara bilinçli ve net tepkiler vermek etkilerini azaltacak; sağlam ve güçlü kalmanızı sağlayacaktır – her zaman hak ettiğiniz de budur.

Kaynak: Hey Sigmund

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir