Zehirli bir Ebeveynle Büyüyüp İyileşmek

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Pek önemsemediğiniz insanların zehrine bulaşmak da elbette zordur fakat sizi sevmesi, kucaklaması, dünyanın zorluklarından koruması gereken; sevgi, akıl ve içtenlikle ayaklarınızın üzerinde durmayı öğretmesi beklenen insan tarafından buna maruz bırakılmak sizi tamamen değiştirir. Ancak sadece zehirli bir ebeveynin –sizi sevmesi gereken bir insanın- yol açabileceği, kendine özgü bir acı türü vardır. Sanki içiniz dışınız paramparça olmuş gibidir.

(Bu yazı Hey Sigmund için Karen Young tarafından kaleme alınmıştır. Bilgilendirme amacı taşır ve profesyonel bir rehberliğin muadili değildir.)

Zehirli bir ebeveynin açtığı yaraları ve sebep olduğu acıları ne kadar konuşsak az. Ebeveynlerimiz de dahil olmak üzere hiçbirimiz mükemmel değiliz ama çocuktan sevginin, içtenliğin ve koruyuculuğun esirgenip yerine korkunç bir şeyin geldiği, yani kusurlunun yıkıcı hale geldiği bir nokta vardır.

Çocuklar bir dizi eleştiri, yargı, istismar ve nefretle büyütüldüklerinde bu davranışları ailelerinden devralıp, maruz kaldıkları zehirli muamelenin daha güçlüsünü kendilerine yapmaları işten bile değildir.

Zehirli ebeveynler çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilirler. Bazıları o kadar barizdir ki, uzaydan bile görünebilirler. Bazıları ise biraz daha üstü kapalıdır. Fakat hepsi yıkıcıdır.

Zehirli bir ebeveynin bir dizi silahı vardır ama hepsi de ihmal; duygusal, sözel veya fiziksel istismar başlıkları altında toplanabilir. Zehirli ebeveynler yalan söyler, manipüle eder, görmezden gelir, yargılar, istismar eder, rezil eder, alay eder ve eleştirirler. Siz 5 alırsınız, onlar yıldızlı 5 isterler. Siz yıldızlı 5 alırsınız, onlar neden sınıf başkanı olmadığınızı sorgularlar. Sınıf başkanı olursunuz, bu sefer de kız kardeşinizin daha iyi bir başkan olacağını söylerler. Hem zaten asla onun kadar güzel olamayacaksınızdır. Sırf nasıl düştüğünüze bakıp eleştirmek için sizi iterler. Ya da tüm dünyaya sizi ne kadar iyi yakalayacaklarını göstermek için sizi uçurumdan atıverirler. Çocukluk dönemini içtenlik, güvenlik veya bağ olmadan yönetirler.

Duygusal hasara sebep olan ya da bir insanın kendini görme biçimini bozan her olumsuz davranış zehirlidir. Zehirli bir ebeveyn çocuğuna öyle bir davranır ki, o çocuk kendi önemini, değerini; sevgiyi, takdiri veya onayı hak edip etmediğini sorgulamaya başlar. Eğer bu yazıyı okurken ‘Yani evet, benim annemle babam da bunu yaptılar ama haklıydılar – baya işe yaramaz biriyim’ diye düşünüyorsanız o ebeveynlerin zehirli birer ebeveyn olma ihtimali yüksektir. İşin aslı, siz de bu dünya üzerindeki her küçük insan gibi sevgiyi, içtenliği ve ne kadar önemli olduğunuz bilmeyi hak ediyordunuz. İşe yaramaz biri değilsiniz – ne yaptığını fark edemeyecek kadar hasarlı bir ebeveynin verdiği mesajlara kanmışsınız. Ama bundan sonra hep böyle kalacak diye bir şey yok.

Zehirli ebeveynlere maruz kalıp iyileşmek mümkündür. Bu süreç, zehirli ebeveynin ardında bıraktığı utanç ve acının hikayenizin sonu olmayacağına dair bir karar vermekle başlar.

İşte ilerlemenin bazı yolları:

1. Zehirli ebeveynden vazgeçmekte sakınca yoktur.
Bu çok zor bir karardır ama en önemlilerinden biri olabilir. Biz insanlar, hak etmeyen kişilerle bile olsa, bağ kurmaya programlıyızdır. Fakat bazen hastalığın yayılmasını engellemenin tek yolu kangrenli bölümü kesip atmaktır. Bazı insanları ne kadar sevseniz de, öylesine hasarlıdırlar ki sürekli olarak size derinden zarar vermeye devam ederler. Onlardan ya da onlarla olan ilişkinizin durumundan siz sorumlu değilsiniz ve alay etsinler, hor görsünler, ayıplasınlar veya rezil etsinler diye sıraya girmek zorunda değilsiniz. İyileşme kendinizden daha fazlasını beklemekle başlar ve bu kararı verebilecek tek insan da sizsiniz.

2. Vazgeçmemekte de sakınca yoktur.
İlişkiyi sürdürürseniz de kendinize fazla yüklenmeyin. İstismara dayalı bir ilişkiye dönme eylemi kendinden tiksinmeyi tetikleyebilir. ‘Neden yeterince güçlü değilim?’ Kendinizi koruma kapasitenizin önüne geçse de, sadakatin son derece takdire şayan bir huy olduğunu bilin. Olduğunuz yeri sahiplenin ve orada olmak için kendinize izin verin. Şimdilik orada olduğunuzu kabul edin ve sonuna kadar deneyimleyin. Eğer yeterince güçlü olmadığınız için kendinize yüklenirseniz; asla beklentilerinizi değiştirecek kadar kendinizi sevemezsiniz. Sizi inciteceğini bildiğiniz bir ilişkiye göz göre göre devam etmek müthiş bir güç ister. Hazır olduğunuzda bir şeyleri farklı yapmak için harekete geçeceksinizdir. Ama şimdilik bulunduğunuz yer de iyidir.

3. Olasılıklar konusunda dürüst olun.
Kalacaksanız, ebeveyninizle aranıza bir sınır koymanızda sakınca olmadığını bilin. İsterseniz sevgi ve nezaket gösterebilirsiniz – ama hak ettiğiniz sevginin asla gelmeyeceğini kabul etmediğiniz müddetçe o ilişkiyi sürdürmeyin. Gelecek olsaydı, çoktan size ulaşmış olurdu. Davranışlarındaki gerçeği görün – sizdeki değil, onlardaki bozukluğun kanıtlarını görün. Etrafınıza bir kalkan koyun ve bırakın istismarları o kalkana takılıp kalsın. Kendinizi, onların kuruttuğu kuyuyu doldurabilecek kadar sevin ve sayın. Onlar size hak ettiğiniz sevgiyi ve saygıyı verebilecek kapasiteye sahip olmayabilirler ama siz sahipsiniz.

4. Aynı kalıpları başka insanlarla da tekrarlamamaya dikkat edin.
Zehirli ebeveyninizle benzer noktaları olan insanlara çekildiğinizi fark edebilirsiniz. Bunun gayet geçerli bir sebebi vardır. Hepimiz çözülmemiş şeyleri sonlandırmaya çalışırız. Aşk, içtenlik ve anaçlık çocuk gelişiminin son derece önemli parçalarıdır ve zehirli ebeveyne sahip bir çocuk için o kadar bulunmaz bir şeylerdir ki; bu çocukların sevildiklerini, güvende olduklarını ya da başarılı olduklarını hiç hissetmemiş olmalarına bir çözüm bulmak istemeleri son derece normaldir. Ebeveynlerinden alamadıklarını başkalarında arayacaklar; çoğu zaman da zehirli ebeveynleriyle benzer noktaları olan insanlara çekileceklerdir. Benzer insanlarla bu kalıpları kopyalamak da, istenen sona –ebeveyn sevgisi- yakın bir son umudunu gerçekleştirmek de daha kolaydır. İşin teorisi budur. Kalıp gerçekten de sık sık tekrarlanır ama ebeveyne olan benzerlikten dolayı mutsuz son da aynı şekilde tekrarlanacaktır.

Bu kararlar bilinçli yapılmadığından iyileşme yolunda ilerlemek için seçimlerin ardındaki otomatikleşmiş düşünce ve hislerin farkına varılması gerekir. Bu size tanıdık gelen bir şey ise, zehirli ebeveyninizi hatırlattığı için yanlış insanlara çekiliyor olma olasılığınız yüksektir ve içinizde bir yerlerde, istediğiniz şeyleri gizlediğiniz yerde, ailenizden alamadığınız şeyi onlardan alma arzusu yatmaktadır. Hayatınızdaki insanlara bakıp ebeveynlerinizle olan benzerliklerini keşfedin. Benzer neler yapıyorlar? Peki siz ebeveynlerinizle olan ilişkinizdekine benzer tavırlar sergiliyor musunuz? Hangi ihtiyaçlarınız karşılanıyor? Ayrılmama sebebiniz ne? Farkındalığınız arttıkça, geçmişe dair arzuların yönetmediği bilinçli kararlar verme olasılığınız artar.

5. Sevilme ve sayılma hakkınıza sahip çıkın.
Kendini sevmeye dair en büyük eylemlerden biri, yakınınıza aldığınız insanlardan sevgi ve saygı görme hakkınıza sahip çıkmaktır. Nasıl diğer insanlar kendi ilişkilerinin şartlarını kendileri belirleyebiliyorlarsa, siz de aynı hakka sahipsiniz. Hepimiz sevdiklerimize karşı nazik, cömert ve saygılı olmak zorundayız ki, karşılığında aynı şeyleri görelim. Bu şartlar sağlanmazsa kapıyı kapatma hakkına sahipsiniz. Hatta isterseniz kapıyı arkalarından çarpabilirsiniz bile.

6. Kendi zehirli davranışlarınıza da dikkat edin.
Bunları yaşadınız; o yüzden davranışları da, etkilerini de biliyorsunuz. Hepimiz insanız. Hepimiz arada bir hata yaparız. Ancak zehirli davranış alışkanlığa bağlıdır ve size nasıl zarar verdiyse, küçük kabilenizin diğer üyelerine de zarar verecektir. Maruz kaldığınız yetersiz, acımasız ebeveynliğin ürünü olmak zorunda değilsiniz ve bunun için ilk olarak döngünün sizde kırılacağına dair cesur bir karar almanız gerekiyor. Bunu yapan insanlar, yani o zehirli mirası sürdürmeyi reddedenler, cesur, yiğit insanlardır ve dünyayı o insanlar değiştirir. Bizler bu dünyaya müthiş insanlar yaratmaya geldik; onları paramparça etmeye değil. ‘Artık yeter!’ diyen sizin ebeveyniniz olsaydı kim bilir kaç kişinin hayatı şimdi bambaşka olurdu?

7. Hata yapmaya ve kendi kendinize yetmeye hakkınız var.
Sizi yetersiz olduğunuza inandırmış olabilirler – yeterince zeki, yeterince güzel, yeterince komik, yeterince güçlü, yeterince becerikli olmadığınıza. Oysa o kadar da yeterlisiniz ki. Öyle böyle değil. Kendinizi bu olasılığa açın ve neler olduğunu görün. Kimseye bel bağlamak zorunda değilsiniz ve hata yapmak da sizi başarısız yapmaz. Asla da yapmamıştır. Bu sizi hiç desteklememiş ya da hata yapmanıza izin vermemiş bir ebeveyn tarafından inandırıldığınız bir şeydir. O hataları şimdi yapın. Bir sürü yapın. Tonlarcasını yapın. Denemek ve yanılmak için kendinize izin verin. Bazen isabet ettirecek, bazen ıskalayacaksınız. Daha önce hiç teşvik edilmediğiniz için neler başarabileceğinizi bilmiyorsunuz. Sandığınızdan daha güçlü, daha cesur, daha iyi ve daha zekisiniz; sıra bunu kendinize de kanıtlamakta.

8. Bir liste yapın. (Ayrıca bir lastik bant alın.)
Sizi geri tutan inançlarınızı yazın. Yolunuza çıkıp yapmak istediğiniz şeyi yapmanıza, söylemek istediğiniz şeyi söylemenize, olmak istediğiniz insanı olmanıza engel olanları. Büyürken fikrinizin önemli olmadığına mı inandırıldınız? Anne babanızın hep haklı olduğuna mı? Sevilmeye değer olmadığınıza mı? Önemsiz olduğunuza mı? Aptal mı? Sinir bozucu mu? Beceriksiz mi? Değersiz mi?

Şimdi her bir inancın yanına bu inancın size neye mal olduğunu yazın. İlişkilerinize mi? Mutluluğunuza mı? Kendiniz gibi olma özgürlüğünüze mi? Deneyimleme özgürlüğünüze mi? Keşfetme özgürlüğünüze mi? Sonra bu senaryoyu baştan yazın. Düşünceler duyguları, davranışları, kendinizden beklentilerinizi, dünya ve ilişkilerden beklentilerinizi yönlendirir. Bu inançları nasıl mı değiştireceksiniz? Bir iki tanesini seçerek başlayın ve kendinizi eski düşünceleri düşünürken her yakaladığınızda o düşünceyi yeni ve daha besleyici bir düşünce ile değiştirin – sonra da yeni düşünce gerçekmiş gibi davranın. İnanmanıza gerek yok – sadece öyleymiş gibi yapın. Hazır olduğunda kafanız da uyum sağlayacaktır.

Eski düşünceden kurtulmak zor oluyorsa şunu deneyin: bileğinize bir lastik bant (ya da lastik toka) takın. Kendinizi eski düşünceyi düşünürken bulduğunuzda bandı azıcık çekip bırakın. Bu şekilde zihninizi artık hayatınızda yeri olmayan eski düşüncelerden vazgeçmeye alıştırırsınız. Yalnızca ufak bir çimdiğe ihtiyacınız var – canınızı acıtmayın – eski düşünceleriniz zaten uzun zamandır bunu yeterince yapıyordu. Bu işin doğrusu yanlışı yok. Doğru olanı yapmak için ihtiyaç duyduğunuz bütün cevaplar, güç ve cesaret içinizde. Sesini duymak için kendinize bir fırsat ve sebep vermeniz yeterli.

9. Olmaması gereken ‘gereklerinizi’ bulun.
‘Gerekler’ çocukluğumuzdan, okuldan, ilişkilerden, toplumdan aldığımız (içe yansıttığımız) mesajlardır. Davranışlarımızı otomatik olarak yönlendirirler ve bu iyi bir şey de olabilir (‘bana saygı duyan insanların arasında olmam gerek), kötü bir şey de (‘hep iyi olmam gerek’). Gereklerinize yakından bir bakın ve onları yanında bir kaşık zehirle birlikte yutup yutmadığınızı tartın. ‘Gerek’lerimiz yıllar içerisinde özenle işleyip topladığımız şeylerdir; o yüzden nihayet oluştuklarında bizi o kadar otomatik bir biçimde yönlendirirler ki, düşünmemize bile gerek kalmaz.

Olduğunuz yerde takılmanıza sebep olan gerekler muhtemelen sizi orada tutmak isteyen insandan gelmiştir. Kendinizi anne babanıza borçlu hissederek mi büyüdünüz? Sanki onlara bir şey borçluymuşsunuz gibi? Sanki onlardan koparsanız asla baş edemezmişsiniz gibi? Küçük kalmanıza sebep olacak mesajlar mı aldınız? Sessiz kalmanıza? Gizli kalmanıza? Bu mesajlara inanmak küçükken işinize yaramış, sizi onların kötü ruh halinden ya da zehirli bedellerinden korumuş olabilir ama artık öyle olması gerekmiyor. Bıraktıkları yerden devam etmeyin. Artık büyüdünüz, farklı koşullar altında ve farklı bir çevredesiniz. Gereklerinizi açığa çıkarın ki eylemleriniz daha bilinçli olabilsin. Eğer o gerekler işinize yarıyorsa onları sevip koruyun; yoksa bırakın gitsin.

10. Kimse yüzde yüz iyi ya da kötü değildir. Ama bu yüzden suçluluk duymayın.
Herhangi bir ilişkiyi bitirmeyi bu kadar zorlaştıran şeylerden biri, ilişkide tam olarak istediğiniz şeylerin izlerini görmenizdir. Zehirli ebeveynler bile bazen sevgi dolu, içten ve anaç olabilirler ama her zaman olmasa da, genelde bunu kendi gizli gündemleri için yaparlar. Tıpkı ‘birazcık kötü olmanın’ önemli bir ilişkiyi koparmaya yetmemesi gibi, ‘birazcık iyi olmak’ da devam ettirmek için yeterli bir sebep değildir. Uzaklaşıp resme dışardan bakın. İlişki içerisinde kendinizi perişan hissettiğiniz zamanlar iyi hissettiklerinizden fazla ise devam etme sebeplerinizi sorgulayın. Sebep zehirli ebeveynlerinizin yaşlı, kırılgan, üzgün ya da yalnız olmasıysa başka bir sebebe ihtiyacınız olmayabilir ve bu da normaldir. Durum böyleyse bu kararınıza sahip çıkın ve temaslarınıza ya da ilişkiye vereceklerinize bir sınır koyun. Bir ilişkiden ne alacağınıza, ilişkiye ne vereceğinize siz karar verebilirsiniz. Ne yaparsanız yapın, kararlı ve cesur bir şekilde, bilerek ve isteyerek yapın; manipüle edildiğiniz ya da güçsüzleştirildiğiniz için değil. Bu zihniyet değişikliği küçük gözükebilir ama çok önemlidir.

11. Kendinizi geliştirin.
Zehirli ortamlar beyni zehirler – bunu kesin olarak biliyoruz. İnsan beyninin inanılmaz bir adaptasyon becerisi vardır ve zehirli bir çevre karşısında kendisini zehirden mümkün olduğunca koruyabilmek için kapanır. Uzun duygusal stres dönemlerinde de olduğu gibi, böyle bir durumda beynin yeni nöron üretme hızı (nörojenez) anında yavaşlar; insanı kaygıya, depresyona, bilişsel bozukluğa, hafıza kaybına, bağışıklığın zayıflamasına, zindelik kaybına, strese dayanıksızlığa ve hastalığa sürükler. (Araştırmalar migren ve diğer ağrı sorunlarının istismar altında büyümüş insanlarda daha yaygın olduğunu ortaya çıkarmıştır ancak bu bağlantının tam sebebi belirsizdir.)

Ayrıca kesin olarak bildiğimiz bir şey daha var ki, o da bu hasarın geri çevrilebileceği. Diyet (omega 3, yeşil çay özü, yabanmersini özü almak, işlenmiş şeker ile sağlıksız karbonhidratları azaltmak), egzersiz (kalp hızını arttıran herhangi bir şey) ve meditasyon (düzenli farkındalık alıştırmaları gibi) beyni tekrar yapılandırmaya ve zehirli çevrenin yarattığı hasarı gidermeye yardımcı olacaktır. Nörojenezi arttırmak direnci, bilişsel fonksiyonları ve zindeliği arttırmaya; insanı strese, kaygıya ve depresyona karşı korumaya yardımcı olur.

Zehirli bir ebeveynden sonra iyileşmek; kendinizi kof ve yaralı hissetmenize sebep olan bir ömür dolusu mesajın aslında yanlış olduğunu kabul etmeye karar vermekle başlar. Çünkü gerçekten yanlıştırlar. İyileşmek muhtemelen çok uzun süredir kapalı kalmış bir kalbi açmak, başından beri size ait olan sevgiyi, onayı ve takdiri almak demektir. Bazen ebeveynlerin de kırdığını, hem de tamir olamayacak şekilde, hayatta sevginizi en çok hak eden insanlara sevgi gösteremeyecek noktaya gelene dek kırdığını kabul etmek demektir. Bazen de kendinizi sonuna kadar severek ve sayarak, cesurca, güçlü bir karar vermeniz ve canınızı yakan ilişkiden vazgeçmeniz demektir.

Zehirli bir ebeveynden kurtulmak zordur ama imkansız değildir. Bilinçli bir şekilde ilerlemeye karar verdiğinizde hikayeniz sayısız şekilde yön değiştirebilir. Cesur, sıra dışı, beklenmedik yön değişimleri sizi daha mutlu, tatminkar bir hayata ulaştırabilir. Bunu başından beri hak ediyorsunuz. İçinizdeki olasılıklara açık olun. O kadar fazlalar ki.

Kaynak: Hey Sigmund

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir