Çocuklardan Hangi Yaşta Ne Beklemeli?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Çocuk ya da genç olmak hafif sıkletlere göre bir iş değildir – dışarıda hayat çok zor! Yapılması gereken ve sadece onların yapabileceği önemli şeyler vardır. Bu işlerin türleri içinde bulundukları gelişim aşamasına bağlıdır. Çocuklar ve gençler için normal olan davranışları bilmek, sürece dahil olan herkesin işini kolaylaştırabilir.

(Bu yazı Hey Sigmund için Karen Young tarafından kaleme alınmıştır. Bilgilendirme amacı taşır ve profesyonel bir rehberliğin muadili değildir.)

Yetişkinler olarak biz bile bazen öfke nöbetlerine, gözyaşlarına ve dünyaya (ya da içindeki bazı insanlara) ihtişamlı bir şekilde püskürmeye eğilimli olabiliriz. Çoğunlukla dramatik tavırlara ya da başımızı bela sokabilecek herhangi bir şeye takılıp kalabiliriz ama bütün deneyimimize, gelişmiş beynimize ve olayların ardındakileri görme kapasitemize rağmen bazen zorlanırız. Bir de çocuklarımız için ne kadar zor olduğunu düşünün.

Çocuklarımızın neyle boğuştuğunu ve tamamlamaya çalıştıkları gelişimsel hedefleri anlamak, ‘sinir bozucu’ olan davranışlarıyla baş etmemizi kolaylaştırır. Yapmaları gereken şeyler için gereken alanı ve desteği sağladığımızda işler daha kolaylaşacaktır. Elbette bu, davranışlar açısından uygun olan ve olmayan şeyler konusunda bütün sınırları kaldırmak anlamına gelmez. Daha uygun sonuçları olan çok daha bilgece, berrak tavırlarla yaklaşmak anlamına gelir. Olayları daha az kişiselleştirdiğimizde hayat herkes için daha kolay olacaktır.

Bazı önemli gelişme aşamaları ve beraberinde getirdiği zor davranışlar aşağıda belirtilmiştir. Kimi zaman başa çıkılamaz ve zorlayıcı olan davranışlarının aslında çoğu zaman tamamen normal olduğunu, çocuğunuzun büyüdüğünü, çocukluk veya ergenlik dönemini tam da olması gibi geçirdiğini göreceksiniz.

Aşamaların yaşları sadece bir rehber niteliği taşımaktadır. Çocuğunuzun doğru yolda olup olmadığını kontrol ederken çocuğunuzun yaşına yakın aşamaları okuyun. Aşamalar arasındaki geçiş, gerçekleştikleri yaştan daha önemlidir. Çocuklar bu aşamaları geçtikleri müddetçe, diğer çocuklardan daha yavaş olmaları önem taşımaz.

Süt çocukları ve bebekler (0-12 ay)

  • Her şeyi ağızlarına götürürler – eller, ayaklar, yemekler, oyuncaklar, ayakkabılar, aklınıza ne gelirse.
  • Ağlıyorlarsa bir ihtiyaçları vardır – uyku, kucak, yemek, bez. Henüz kelimelerle iletişim kuramazlar ama ağlamak bebek insanların büyük insanlara dağları yerinden oynattırmak için kullandığı inanılmaz etkili bir yöntemdir. Bebeklerin güzel özelliklerinden biri, asla ihtiyaç duyduklarından fazlasını istememeleridir.
  • Yabancılardan ürkerler ve etrafta tanıdık insanlar olmayınca canları sıkılabilir.
  • Bebekler dik dik bakar. Yüzlere bayılırlar ve gerçek hayattaki, kitaplardaki ve aynalardaki yüzlere dik dik bakarlar. İnsanlara dik dik bakmanın toplumsal açıdan kabul edilebilir – ve sevimli – olduğu bir yaşta olmak ne güzel.

İhtiyaç duydukları destek

Bebeklerin önemli bir işi vardır – dünyaya ve içindeki insanlara güvenip güvenemeyeceklerini öğrenmeleri gerekir. Dünyanın da, insanların da ne kadar güvenli ve sağlam olduğunu göstermeniz için size şans verme konusunda paylarına düşeni sonuna kadar yapacaklardır. Pek bir kelime dağarcıkları olmayabilir ama bir şeylerin yolunda gitmediğini size anlatmak söz konusu olduğunda usta birer iletişimci kesilirler. İhtiyaçlarıyla sürekli olarak ilgilenin ki, dünyayı güvenli ve sağlam bir yer olarak bilsinler. Acıktıklarında doyurun, ürktüklerinde yatıştırın, yanınızda olmaları gerektiğinde kucaklayın. Bunlar dünyayı keşfetmelerinin, bağımsızlıklarının, özgüvenlerinin, özsaygılarının ve ilişkilerinin temelini oluşturacaktır.

1-2 yaş

  • Daha interaktif hale gelirler.
  • Niyetliliği anlamazlar – nedenini ya da anlamını düşünmeden görüp yaparlar. Örneğin ısırdıklarında acıtmak için ısırmazlar, diğer çocukların oyuncaklarını kaptıklarında üzmek için yapmazlar; amaçları şeydir… yani, sonuçta herkes eşyaların kapılmak için orda durduğunu bilir. Ya da yenmek için…
  • Meraklarının peşinden gidip ne olduğunu görmek için eşyaları çekiştirip parçalarlar. Tıpkı her şeyi yere atmalarında olduğu gibi.
  • Gelişimsel açıdan paylaşma becerileri yoktur.
  • Çok bilmiş ve bencil görünebilirler ama unutmayın ki ilgilerini çeken ya da kendilerininmiş gibi düşündükleri her şeyi aslında bir uzantıları olarak görüyorlar. Dolayısıyla da kimsenin onları almaya hakkı yok!
  • Sahiplik kavramını anlamaya başlarlar ve güçlü bir benlik duygusu geliştirirler.
  • En sevdikleri iki kelime ‘Benim!’ ve ‘Hayır’dır.
  • Duymayı en sevmedikleri iki kelime ‘Benim!’ ve ‘Hayır’dır.
  • Gece sık sık uyanırlar.
  • Bu dönemin sonlarına doğru bağımsızlıklarıyla ilgili denemeler yapmaya başladıkları için daha cüretkar olabilir. Kelimeleri kullanamadıkları ve iletişim becerilerinden yoksun oldukları için öfke krizi geçirebilirler.
  • Bu öfke nöbetleri aynı zamanda tanımlayamadıkları büyük duyguları (hırs, öfke, üzüntü, utanç) deneyimledikleri için de yaşanır.
  • Diğer çocuklarla birlikte değil de, onların yanında oynamaya daha eğilimlidirler.

İhtiyaç duydukları destek

  • Dikkat aralıkları hala epey dardır, o yüzden yapmalarını istemediğiniz şeylerden uzaklaştırmak için dikkatlerini dağıtın.
  • Onlara yeni bir kural ya da yönlendirme koyduğunuzda muhtemelen eskisini unutacaklardır. Bazen o dar dikkat aralıklarını çok seversiniz. Bazen de hiç sevmezsiniz.
  • Doğru şeyi yaparken görürseniz olumlu davranın.
  • Onlara yapmamaları gereken şeyleri öğretmeye başlayın.
  • Küçük şeyleri görmezden gelin. Öğrenecek çok şeyleri olduğu için fazla yüklenmeseniz iyi olur. Bırakın önce önemli şeylere alışsınlar.
  • Çocuğunuz ne istediğinizi anlamaya başlayacaktır ama akıl sağlığınızı korumak adına, istediğinizi yapmasını beklemeyin. Rica etmeye ve yönlendirmeye devam edin ama hemen –ya da hiç- olmazsa da kişisel algılamayın.
  • Düzeltirken nazik ve yumuşak davranın. Ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlar. Eğer çok fazla şey isterseniz daha kaygılı, daha cüretkar ya da daha özgüvensiz bir 3 yaş çocuğunuz olabilir.
  • Hislerine isim koymalarına yardımcı olun. ‘Daha oynamak istiyorsun ama oyuncaklarını kaldırman gerektiğinde canın sıkılıyor, değil mi?’

3 yaş

  • Bağımsızlıkla ilgili denemeler yapacaktır. Öfke nöbetleriyle sonuçlanabilir.
  • Kontrolü arttırmak isteyecektir. Öfke nöbetleriyle sonuçlanabilir.
  • Hayal kırıklığına uğradığında siniri bozulacaktır. Öfke nöbetleriyle sonuçlanabilir.
  • Öfke nöbetlerinde artış görülebilir.
  • Bağımsız olmak istemekle (‘Ben yapıcam!’ ya da ‘tek başıma’) küçük bir çocuk muamelesi görmek istemek arasında (‘beni taşı’ ya da ‘sen yap’) gidip gelebilirler.
  •  ‘Hayır’ kelimesiyle aralarında özel bir bağ gelişir ve sık sık kullanırlar. ‘Evet’ demek istediklerinde bile. (Ah, yürüme çağındaki çocuklar! Neyse ki evrim onlara uyurken son derece sevimli olma kapasitesi vermiş. Felaket niteliğindeki olaylarda, yani mesela sandviçlerin eskiden kabul gören küçük kareler yerine artık küçük üçgenler şeklinde servis edileceğine dair bildiriyi kaçırmanız gibi durumlarda, bu çok önem taşır. Eğer böyle bir şey olursa, akışına bırakın – enerjinizi üzerinde Elsa’nın resmi olan diş macununu almadığınızı fark ettiklerinde olacaklar için saklayın.)
  • Kekeleyebilir ya da tekleyebilirler.
  • Aktiviteleri planlama, bazı şeyleri kendi yapma ve bir şeyleri zorlamayı deneme isteğiyle, çevreleri üzerinde hakimiyet kurmaya başlayacaklardır.
  • Yatırdıktan sonra sizi tekrar çağırabilirler.
  • Ani korkular ve fobiler geliştirebilirler.
  • Gerçekle uydurma olanı karıştırabilirler; dolayısıyla da bir ya da bir dizi hayali arkadaşları olabilir.
  • Hala paylaşmayı anlamayacaklar ve sık sık sahiplik belirteceklerdir. ‘Benim!’
  • Anne babalar diğer çocuklarla ilgilendiğinde kıskanabilirler.

İhtiyaç duydukları destek

  • Şunu bir kağıda yazın: ‘Hep böyle kalmayacaklar’. Şimdi de o kağıdı her gün göreceğiniz bir yere, mesela aynanıza yapıştırın.
  • İyi bir şey yaptıklarında bunu söyleyin. Onlardan memnun olduğunuzu, iyi gittiklerini bilmek isterler.
  • Hata yaptıklarında nazik davranın. Çocuğunuz doğru olanı yapmak istiyor ama bu yolda yapacağı şeyler, gideceği yerler var. Hatalara çok yüklenmeyin – hala çözmeye çalışıyorlar ve daha da yolları var. Hataları, onlara önemli bir şeyler öğretme fırsatı olarak değerlendirin.
  • Çok kural koymayın ve koyduklarınızda da tutarlı olun. Çok fazla kural ve dört bir yana saçılmış sonuçlar yalnızca kafalarını karıştırır ve sırtınızdaki kamburu büyütür. Eğer onlara yaptıkları şeyin bazen yanlarına kar kalacağını öğretirseniz onlar da hep denemeye devam ederler. Denemezlerse endişelenmelisiniz.
  • Hayır’ı kibarca ve zamanında kullanın. Dünyayı ve dünyadaki yerlerini keşfetme, deneyimleme çabalarını teşvik etmelisiniz. Onları yönlendirin ama inisiyatifi onlara bırakın. Ayrıca onlara, size hayır demeleri için gerekenden fazla sebep vermeyin.
  • Oynamak için özgürlük ve alan tanıyın; deneylerini fiziksel ve hayali oyunlarla teşvik edin. Oyun başlatma çabalarını destekleyin ki çevrelerini etkileyebilme kapasitelerini hissedebilsinler.
  • Karar vermek için teşvik edin ama seçenekleri sınırlandırın. (‘Önce banyo yapmak mı istersin, yoksa pijamalarını seçmek mi? Bugün kırmızı gömleğini mi giymek istersin, sarıyı mı? Yemeğin yanında mısır mı, avokado mu yersin?’ Sonra, hani belki büyüdüklerinde de… ‘Bana çay mı yapmak istersin, kahve mi?’… Ah, hadi bir an da olsa durup bu muhteşem ihtimalin tadını çıkaralım.)
  • Şarj olmak için kendinize zaman ayırdınız diye vicdan azabı duymayın. Tazelendiğinizde mücadele daha kolay olacaktır.
  • Uyku zamanı ritüelleriniz olsun. Bu yaşta uyku zamanı herkes için yorucu olabilir. İkinizin de hoşuna gidecek bir ritüel bulun – mesela hikaye okuyun, sarılın, odaya lavanta kokusu sıkın, öpün, ‘Seni seviyorum. İyi geceler Muhteşem Çocuk’ gibi sözler bulun.

4 yaş

  • Eleştirel olmaya başlarlar ve dünyayı basit kelimelerle tanımlarlar. Eşyalarla insanlar doğru ya da yanlış, iyi ya da kötü, cici ya da feci olabilir.
  • Kelimelerin gücünü fark etmeye başlayacak ve onları kimi zaman istediklerini yaptırmak ya da insanları kontrol etmek için kullanacaklardır. Dile hala tam olarak hakim olmayacaklarından, söylediklerini genelde hareketlerle (vurmak, itmek, çekiştirmek) ve sözsüz iletişimle (ton, yüksek ses, surat ifadesi, duruş) desteklerler.
  • Rekabetçi olurlar.
  • Hala arada bir gerçekle fanteziyi karıştırabilirler. Yalan söyleyebilir, abartılı hikayeler anlatabilir veya hayali arkadaşlara sahip olabilirler.
  • Hala öz benliklerini oluşturma ve bağımsızlık konusunda deneyler yapma aşamasında oldukları için inatçı, cüretkar ve bilmiş davranabilirler.
  • Uykudan kaçmak için her şeyi yaparlar.
  • Kötü rüyalar görebilirler.
  • Karanlıktan korkmaya başlayabilir; ebeveyn ya da bakıcıdan ayrılma düşüncesiyle kaygılanabilirler.
  • Diğer çocukların yanında oynamaktansa, onlarla oynamaktan zevk almaya başlarlar.
  • Sınırlarını yine zorlayacaklardır ama hala ellerinden geldikçe sizi mutlu etmeye ve size yardım etmeye hevesli olacaklardır.

İhtiyaç duydukları destek

  • Kural koyarken kuralların neden önemli olduğunu anlatın. Meraklıdırlar ve dünyanın nasıl işlediğine dair kendi fikirlerini geliştirirler. Bu kuralları hemen anlayacakları ya da uyacakları anlamına gelmez.
  • Taleplerinizi basit tutun.
  • Sizi çaresizce mutlu etmek isterler. İyi bir davranışlarını gördüğünüzde belli edin.
  • Dört yaşında bir çocukla tartışmayın. Sakın. Sizi gözü kapalı alt ederler ve eğer kelimeleri yetmez ya da sağlam bir argüman bulamazlarsa da ‘neden’ diye sorup dururlar.
  • Hoşa gitmeyen davranışlar söz konusu olduğundaysa ne olduğunu sorun ama neden öyle yaptıklarını sormayın. ‘Neden öyle yaptın’ diye sormak onları sadece yalana teşvik edecektir çünkü dört yaşında bir çocuğun dünyasında gerçekle fantezi arasındaki sınır epey – epey – muğlaktır.
  • Yanlış bir şey yaptıklarında hafif bedeller ödetin ama hareketin neden yanlış olduğunu açıklayın ve bir dahaki sefere daha doğrusunu yapacaklarını bildiğinizi söyleyin. Onlara inandığınızı bilmek isterler – siz ne yaparsanız onu yaparlar.
  • Tutarlı olun. Eğer bir kuralı uygulamanın her daim önemli olduğunu düşünmüyorsanız, haliyle çocuğunuz da bu kurala uymaya her zaman gerek olmadığını düşünecektir.
  • Bağımsızlıklarını teşvik edin ama hala küçük olduklarını unutmayın. Strese girdiklerinde ya da yorulduklarında küçük insanlar olmalarına izin verin.
  • ‘Artık koca adam olmuş’ olsalar da onları bol bol öpüp kucaklayın.

5 yaş

  • Kuralların önemini anlarlar ama oyun sırasında yoldan çıkabilirler. Kurallar – en azından onlar için – ‘esnek’tir.
  • Oyunda kazanmazlarsa diğerlerini hile yapmakla suçlayabilirler.
  • Empati göstermeye, diğer insanların kendilerinden farklı düşünebileceğini anlamaya başlarlar.
  • Paylaşabilirler ama özellikle de özel eşyaları söz konusu olduğunda hala zorlanabilirler.
  • Başarısızlıktan, eleştiriden ve hayaletlerle canavarlar gibi ürkütücü şeylerden korkabilirler.
  • Dikkat aralıkları genişleyecektir ve bu da onlarla yapabileceğiniz konuşmaların türünü etkileyecektir.
  • Her konuda ‘uzman’ gibi görünebilirler.
  • Şakalaşmaktan zevk alırlar ve ‘kaka’ espriler yapmaya başlayabilirler.
  • Özellikle ne giyecekleri ve ne yiyecekleri konusunda kendi kararlarını vermeye çalışırlar.
  • Okula başlıyorlarsa normalden daha kaprisli, daha hassas veya yorgun olabilirler. Uzun süreler boyunca kıpırdamadan oturup konsantre olmak yorucu bir şeydir.

İhtiyaç duydukları destek

  • Özellikle diğerleriyle grup ya da takım olduğu ortamlarda çocuğunuzu heyecanlandıran her şeyi teşvik edin. Böylece çocuğunuzun sırasını beklemek, insanlarla anlaşmak, birlikte çalışmak, uzlaşmak, fedakarlık yapmak ve zarifçe yenmek ya da kaybetmek gibi önemli beceriler geliştirmesini sağlarsınız.
  • Her gün çocuğunuzla oynamak ya da bire bir vakit geçirmek için zaman ayırın. Böylece çocuğunuza sizi dünyasına dahil etme fırsatı verirsiniz ve burası bulunabileceğiniz en güzel yerlerden biridir. Orada o güzelce gelişmekte olan zihinlerinde neler olduğuna dair bir fikir edinebilirsiniz.
  • Duyguları adlandırıp üzerine konuşarak çocuğunuzun duygusal kelime dağarcığını genişletmeye başlayın.
  • Sorumluluklara ödüller bağlayın. ‘Masayı toplamama yardım edersen tatlı yiyebilirsin.’
  • Kuralları basit ve az tutmaya devam edin.

6 yaş

  • Sizden çok daha fazla şey bilme olasılıkları epey yüksektir. Sormanız yeterli.
  • Yeniden öfke nöbetleri başlayabilir.
  • Sınırları test etmeye başlayabilirler ama hala sizi mutlu etmek, size yardım etmek isterler.
  • Okuldaki başarıları ve yaptıkları iyi şeyler için övgü isterler.
  • Yeni beceriler geliştirmek ve rekabetçi hissetmek isterler.
  • Sizden uzak kalmaktan korkabilirler.

İhtiyaç duydukları destek

  • Çabalarını teşvik edin ve sıkı çalıştıklarında bunu fark ettiğinizi belli edin.
  • Sonuçtan çok çabayı teşvik edin ki bir gelişim zihniyeti ile başarılı olma kapasitelerine sıkı bir inanç geliştirsinler.
  • Okulda zorlanıyorlarsa ihtiyaç duydukları desteği aldıklarından emin olun.
  • Fazla ya da anlamsız övgüden kaçının ve özel olduklarını ama diğer insanların da bir o kadar özel olduğunu öğretin.

7 yaş

  • Genelde aileleri ya da kurallar, bazen de arkadaşları ve diğer çocuklar konusunda şikayet etmeye meyilli olabilirler.
  • Birçok insan tarafından yanlış anlaşıldıklarını düşüneceklerdir.
  • Okul, arkadaşlar veya hayatın geneli ile ilgili dramatik olabilirler.
  • Hisleriyle ilgili konuşmaya çalışacaklardır ama üzüldüklerinde sinir olabilir ya da öfkelenebilirler.
  • Diğerlerinin ne düşündüğünün daha farkında olacaklardır.

İhtiyaç duydukları destek

  • Hislerini dinleyip doğrulayın; sorunlarını çözmek zorunda olmadığınızı bilin.
  • Onlara sorun çıkaran şeyleri nasıl çözebileceklerini tartışın. Kendi fikirlerini geliştirebilmeleri için onlara alan ve teşvik sağlayın.
  • Dramatik fikirlere kapılıp gitmeyin.
  • Onlar öyle dedi diye hemen her şeyin birbirine girdiğini düşünmeyin.
  • Olumlu olana odaklanın.

8 yaş

  • Sizin de onun gibi düşünmenizi isteyecek; farklı fikirlerinize pek tolerans göstermeyeceklerdir.
  • Onlar hakkında ne düşündüğünüz konusunda çok hassaslardır.
  • Anneyle sık sık kavga ederler.
  • Grinin tonlarını pek görmezler. Her şey siyah ya da beyaz, doğru ya da yanlış, iyi ya da kötüdür.
  • Bu katı düşünme eğilimi arkadaşlıklarında bazı sıkıntılar yaratabilir. Bununla mücadele eden tek küçük insanın sizin çocuğunuz olmadığını bilip rahatlayabilirsiniz. Nihayetinde iyi olacaklardır – burası arkadaşlığı, insanlarla geçinmeyi öğrendikleri aşamadır.

İhtiyaç duydukları destek

  • İyi davranışları överken yaptıkları şeyin ne olduğunu net bir şekilde belirtin.
  • Mümkün olduğunca tartışmaktan kaçının. Siyah-beyaz düşünme biçimleri yüzünden tartışmak demek birisinin (onların) haklı olması, birisinin de (sizin) haksız olmanız demektir. Onun yerine bakış açılarını açıklamalarını rica edin ve farklı açılardan bakmaları için onları teşvik edin.
  • Ergenlikte gelen uzaklaşma dönemine hazırlık olarak, ilişkinizi sağlamlaştırmak için bolca vakit geçirin.

9 yaş

  • Arkadaşlar ailelerden daha önemli olmaya başlayacak, bu durum ergenlik boyunca devam edecektir.
  • Arkadaşlarının ne düşündüğü giderek daha da önem kazanacaktır.
  • Daha yakın ama daha az dostluklar kurarak arkadaşlık alanını daraltacaklardır.
  • Arkadaşlarıyla şakalaşacak ve sırlarını paylaşacaklardır.
  • Kurallara direneceklerdir ve size saygısızlık yapabilirler.
  • Sevgi dolu ve şirin olabilirler ama aynı zamanda bencil, tartışmacı ve yıpratıcı olma kapasitesine de sahip olacaklardır.

İhtiyaç duydukları destek

  • Bağımsız olmaları ve kendi kararlarını vermeleri için fırsatlar yaratın.
  • Fazla bilmiş veya buyurgan olmaktan kaçının.
  • Olayları başka bir açıdan düşünmeleri için onları teşvik edin. ‘Şu kişi bu konuyla ilgili ne derdi?’ ‘Bunlar olurken sence o nasıl hissetmiştir?’

10 – 11 yaş

  • Çocukluktaki öfke nöbetleri azalmaya başlayacaktır. Tadını çıkarın çünkü ergenlik rahatladığınızı duydu ve yolda.
  • Kurallar, gereklilikleri ve detayları konusunda hala tartışabilirler.
  • Yanlış davranışlarını bahaneler ve aklamalar aracılığıyla savuşturmaya çalışacaklardır. Kurallardaki boşlukları bulmak için çok uğraşacaklardır.
  • Sözler önemli hale gelir ve HER ŞEYİ –çöpü çıkarma sırasının onlarda olması hariç – hatırlarlar.

İhtiyaç duydukları destek

  • Tutamayacağınız sözler vermeyin. Ellerine koz verirseniz, bitersiniz.
  • Mümkün olduğunca tartışmaktan kaçının. Muhtemelen her konuda bir argümanları olacaktır. Söyleyeceklerini dinleyin, kararınızı verin, sonra çekilin.
  • Bırakın sizi güvenli şekillerde zorlasınlar – farklı şeyler denemelerine, kendi fikirlerini ifade etmelerine ve uygun olduğunda kendi kararlarını vermelerine izin verin.
  • Sınırlarınızı bilin ve kötü bir karar verdiklerinde bedelini ödetmeye hazır olun. Bu bedel kişilikleriyle ilgili değil, davranışlarıyla ilgili olmalı.

Ergenlik

  • Arkadaşlar aileden daha önemli olacaktır. Siz de hala önemlisinizdir ama yapmaları gereken bir iş vardır – dünyaya sağlıklı, bağımsız bir yetişkin olarak adım atarken nasıl biri olacaklarını bulmaları gerekir.
  • Akranlarının haklarında ne düşündüğü bir süre stres kaynağı olacak; kızlarda 13, erkeklerde 15 yaşında bu stres zirve yapacaktır. Akranlarıyla uyum sağlamak için her yola başvurabilirler. Aptalca kararlar vermek ve riskli durumlara girmek de buna dahil. Derin bir nefes alın. Geçecek.
  • Daha tartışmacı olacak, size daha fazla ayak direyeceklerdir. Bu ergenlik maceraları ile bağımsızlık denemelerinin vazgeçilmez bir parçasıdır.
  • Duygusal olarak sizden uzaklaşabilirler (merak etmeyin, geri gelecekler ama bu gençlik dönemlerini bulabilir.)
  • Ne kadar havalı olursanız olun, toplum içinde sizinle görülmek istemeyebilirler.
  • Görünüşleriyle, kimlikleriyle ve dünyadaki duruşlarıyla ilgili denemeler yapabilirler.
  • Cinsel hayata adım atabilirler.
  • Dürtüsel davranabilir, risk almaya başlayabilirler. (Tam açıklaması için buraya bakınız.)
  • Daha yaratıcı olacaklar, dünyayı gerçekten ilginç, farklı biçimlerde düşünmeye başlayacaklardır.
  • Haklarında ne düşündüğünüzle ilgilenmiyor gibi yapacaklardır ama ilgilenirler – hem de her zamanki kadar.
  • Duygusal ifadelerinizi çoğu zaman yanlış okuyacaklardır – siz hiç öyle hissetmezken öfke, düşmanlık ya da hayal kırıklığı göreceklerdir. (Gençlikteki duygusal patlamaları anlamak için buraya bakınız.)
  • Uyku döngüleri değişecektir. Yirmi dört saatlik ritimleri, çocukluk dönemindekinden üç saat kadar ileri kayacaktır. Bu da, eğer bitkin düşmedilerse eskisine kıyasla üç saat geç yatacakları anlamına gelir; daha erken uyumaları biyolojik olarak çok zordur. 9-10 saat uyumaları gerektiği için geç kalkacaklardır.
  • Kendilerini etkileyen konularda kendi kararlarını almak isteyeceklerdir.

İhtiyaç duydukları destek

  • Önyargılı ya da eleştirel yaklaşmayın – sizin sevginize ve bağınıza her zamankinden daha çok ihtiyaçları var.
  • Sizden bağımsız olmayı öğrenmeleri gerektiğini anlayın. Bunu yapabilmeleri için alan tanıyın. Zaman içerisinde değerleri sizinkilerle uyuşacaktır.
  • Genç çocuğunuzun sizi reddetmediğini, dünyada kendi yolunu bulmakta olduğunu bilin – kötü hissettirse de bu, bağımsız bir yetişkin olmanın önemli ve sağlıklı bir parçasıdır.
  • Kontrolü bırakıp etkilemeye çalışın. Siz onları kontrol etmek için mücadele ettikçe onlar da daha fazla direnecektir. İşin gerçeği şu ki, ergenlik dönemi söz konusuysa, kontrol sizde değildir – sizi hayatlarına ne kadar dahil edeceklerine, ne anlatacaklarına ve onları ne kadar etkileyebileceğinize onlar karar verirler. Bir şey olduğunda, rehberliğe ihtiyaç duyduklarında size gelmelerini kolaylaştırın.
  • Onlara bilgi verin ama ders vermeyin.
  • Cinselliğe ne zaman başlayacaklarını bilemeyebilirsiniz; o yüzden hem fiziksel, hem de duygusal olarak güvende olmak için bütün bilgiyi ve yönlendirmeyi almaları çok önemlidir. Yaşlarına göre ne bilmeleri gerektiği konusundaki rehber için buraya bakınız.
  • Tartışmaya girmeyin – konuyu anlatmalarını ve istedikleri şeyin artılarıyla eksilerini anlatmalarını isteyin. Gençler doğaları gereği olumlu yanları öne çıkarıp olumsuz yanları hafife alacaktır. Size eksilerin bazılarını anlatmaları için cesaretlendirin – hiçbir şey siyah ya da beyaz değildir.
  • Sakinleştirici güç olun – derin nefes alın ve fırtınanın dinmesini bekleyin. Körüklemek için bir şey yapmadığınız takdirde bir duygunun tetiklenip zirve yapması ve kaybolmaya başlaması doksan saniye sürer.
  • İleriye dönük plan yapmalarına ve işin arka planını da görmelerine yardım edin ama önyargılı olmayın.
  • Sosyal bağları teşvik edin ve ilişkilerini güçlendirmeleri için onlara alan tanıyın. Gelişimlerinin önemli bir kısmı ailelerine olan bağımlılıklarını azaltmaları ve başkalarıyla ilişki kurmaları üzerine kuruludur. Bunun için bir dostluk birliğiyle bağlantılarını sağlamlaştırmaya gereksinim duyacaklardır. Mümkün olan her yerde buna teşvik edip destekleyin.
  • Risk almanın güvenli yollarını –rekabetli ve rekabetsiz sporlar gibi- bulmalarına yardım edin.
  • Eve gelmek istediklerinde onları içinde bulundukları her türlü durumdan – koşullar, saat veya uzaklık ne olursa olsun – çıkarabilmek için elinizden geleni yapacağınızı bilsinler.
  • Sizinle konuşamayacakları hiçbir konu olmasın.
  • Mümkün olduğu anlarda uyku eksikliklerini kapatmak için uyumalarına izin verin.
  • Konuşmaktan ziyade dinleyin.

Ve son olarak…

Bebeklikten yetişkinliğe kadar giden yolda yapılması gereken bazı önemli şeyler olduğunu bilin. Öğrenilecek şeyler, yapılacak hatalar, zorlanacak sınırlar, bulunacak bağımsızlıklar var. Bu herkes için güzel, yorucu, şaşırtıcı, bazen korkutucu, bazen bunaltıcı, bazen de travmatik bir maceradır. Sabırlı olun ve hatalarıyla ideal olmayan davranışlarını kişisel algılayarak onları hatalarından ders alma ve kendini geliştirme fırsatından mahrum bırakmayın. En büyük gelişmeyi yaptıkları hatalar ve zorladıkları sınırlar sayesinde kat edeceklerdir.

En sağlam desteklerle dahi hata yapacaklardır – hatta bazen muazzam hatalar yapacaklardır! İhtiyaç duydukları desteği aldıktan sonra bu hatalar sizin ebeveynliğiniz yüzünden değil, onların gelişimi yüzünden olacaktır.

Bize düşen, sevgimizle, anaçlığımızla, onları yönlendirecek sağlam bir el ve zorlaya zorlaya öğrenecekleri sınırlarımızla orada olmaktır. Çocuklar ve gençler için normal olan davranışları kavramak bunu kolaylaştırır. Büyümek demek öğrenmek, keşfetmek ve deneyimlemek üzerine kurulu bir yolculuk demektir – hem onlar için, hem de bizim için.

Kaynak: Hey Sigmund

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir